I Toplumsal ve küresel kargaşa, kaos, savaş, sömürü, adaletsizlik, ekonomik ve sosyal dengesizlikler, baskılar, zulümler... Dünyamızı sarmış durumda. Bunların müsebbipleri ve mağdurları, bozguncu başı Trump ve onun yavrusu Netanyahu başta olmak...

Bu iki kavramı niye seçtik ve yan yana yerleştirdik? Dünya hâkim güçleri, Osmanlının yıkılışından, bilhassa iki cihan harbinden sonra ümmetin bir daha toparlanmaması için dünyayı kendi istekleri doğrultusunda tasarladılar. İki kutuplu bir dünya oluşturdular. Bu 1990’lı yıllara kadar devam etti. 1990’da tek kutuplu dünya oluştu.

Medeniyet Vakfı İstanbul Şubesi’nin düzenlediği sunumunu M. Beşir Eryarsoy Hocamızın yaptığı “Gazze’nin Dünyaya Mesajı” programı Fatih Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. M. Rüştü İzgöer Hoca’nın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın ardından Medeniyet Vakfı Başkanı Kâzım Sağlam Hoca açılış konuşmasını gerçekleştirdi ve şunları ifade etti:

İnsan bir ölçüye ihtiyaç duyar. Kendini aşan ve mutlak olarak ulaşılması imkânsız bir ölçü. Ama onu bir ömür belirlediği ilkelere kanalize edebilecek bir ölçü. Ancak böyle bir ölçü ile insan dışsal baskılardan uzak, kendi kendini kontrol edebilir.

Gazze’nin tüm dünyaya verdiği mesajları daha derinlemesine anlamak ve bu mücadelenin bize olan çağrısını kavramak için bir araya geliyoruz. M. Beşir Eryarsoy’un hocamızın sunumuyla 15 Aralık Pazar günü saat 20.00'da Fatih Belediyesi Zübeyde Hanım Kültür Merkezi'nde gerçekleşecek "Gazze'nin Dünyaya Mesajı" konferansımıza davetlisiniz.

Modern kelimesi, Latince “modernus”tan gelir. V. yüzyılda Hristiyanlık resmen kabul edildiğinde, yeni durumu, eskiden yani Roma ve Paganlardan ayırmak için kullanılmıştır. Eskiden farklı olana modern denilmiştir. Temelde, bir zaman kavramı olan “modernus” köken olarak, eskiye ve antikiteye karşı ortaya atılmıştır. 17. ve 18. yüzyıldan itibaren bu kavram yeni bir içerik kazanmıştır. Batı’da başlayan iktisadi, siyasi, kültürel dönüşümleri ifade etmek amacıyla kullanılmaya başlanmıştır.

Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır. (İnşirah Suresi, 5-6. Ayet)
Suriye'de bir devrin sonuna hep beraber şahitlik ediyoruz. Hafız Esad ve oğlu Beşar Esad'ın 53 yıldır uyguladığı zulüm, Müslümanların şanlı direnişi ile nihayete erdi.

Medeniyet İslami İlimler Akademisi devam ediyor. 16 Kasım Cumartesi günü saat 14.30'da Medeniyet Vakfı Genel Merkezinde M. Salih İzgöer Hocamızın sunumuyla gerçekleşecek "İslam Düşünce Tarihi – 3 (Muhasebe Dönemi)" seminerine katılım sağlayabilir yada programı Medeniyet Vakfı YouTube kanalımızdan canlı yayınla takip edebilirsiniz.

Medeniyet İslami İlimler Akademisi devam ediyor. 7 Aralık Cumartesi günü saat 14.30'da Medeniyet Vakfı Genel Merkezinde M. Salih İzgöer Hocamızın sunumuyla gerçekleşecek "İslam Düşünce Tarihi – 4 (Arayışlar Dönemi)" seminerine katılım sağlayabilir yada programı Medeniyet Vakfı YouTube kanalımızdan canlı yayınla takip edebilirsiniz.

İslâm coğrafyasını iyi bilen bir kimse batıdan -özellikle deniz yoluyla- gelmesi muhtemel tehlikenin iki farklı noktada yoğunlaştığını görür:
1. Afrika bölümünün Akdeniz’deki sahilleri ve özellikle “Mısır”,
2. Bugünkü Suriye, Filistin, Lübnan ve Ürdün’ün de yer aldığı bölüme tekabül eden Bilâd-ı Şam.