28 ŞUBATIN BÜTÜN ETKİLERİ SİLİNMELİDİR
Medeniyet Yöneticisi · 28.02.2022 · 4 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
ÇEYREK ASRI DEVİREN 28 ŞUBAT'IN BÜTÜN ETKİLERİ SİLİNMELİ,
SİVAS DAVASI MAHPUSLARI YENİDEN ADİL YARGILANMALIDIR!
Bugün, askeri hegemonyanın sivil özel alana en çok tahakküm ettiği ve siyasi - sosyal bütün aktörleri etkileyerek izlerini tüm topluma yaydığı 28 Şubat darbe sürecinin üzerinden çeyrek asır geçmiştir. Teşebbüs olarak kalmayıp gerçekleşmiş ve milyonlarca insanı etkilemiş bir suç olarak tarihteki yerini almıştır.
Darbenin 25. Yılı olan bugün, aktörlerin büyük kısmından hesap sorulmadığı gibi bazıları ödüllendirilmiştir. Öte yandan, halen cezaevlerinde tutulan mahpuslar ve aileleri başta olmak üzere birçok kişi için mağduriyetler tam olarak giderilmediği gibi darbe kalıntısı bazı yasa ve uygulamalar, gelenekleşerek daha güçlü formlarda varlığını devam ettirmektedir.
Ordu, yargı, YÖK ve üniversiteler ile bazı basın kuruluşları, siyasi çevreler, partiler, büyük sermeye, sendikalar ve sivil (!) toplum kuruluşlarının elbirliği ile gerçekleştirdiği 28 Şubat, hakkıyla hesap sorulmamış bir darbe olarak geçmişimizi ve geleceğimizi kirletmeye devam etmektedir.
Darbe sürecinde dönemin hükümeti düşürülmüş, milyonlarca insan fişlenmiş, bankalar hortumlanmış, basın üzerinden darbe ve darbeciler aklanarak darbe hukuku ve mantığı topluma dayatılmış; Genelkurmayda düzenlenen brifinglere katılan yüksek yargıçlar, akademisyenler ve rektörler darbe düzenine itaatlerini ayakta alkışlarla sunmuş, yargıçlar bu itaatlerini ‘brifingli yargı kararları’ diye isimlendirdiğimiz mahkûmiyet kararlarına yansıtmış; iş ve sanayi çevreleri yeşil ve dost olmak üzere iki kampa ayrıştırılmış; siyaset dünyasının, sendikaların ve sivil toplumun bazı önemli aktörleri darbe düzenine selam durarak verilen rolü icra etmiş; Başörtülü öğrenciler darbecilerin şiddetine maruz kalarak okul kapılarından içeri alınmamış, "ikna odalarında" baskıya uğramış, başörtülü kamu görevlileri kovuşturma geçirip adli ve idari cezalara muhatap kılınmış, sürgün edilmiş, mesleklerinden atılmış; İmam Hatip ve meslek lisesi öğrencileri kazanılmış hakları da hiçe sayılarak katsayı engeliyle istedikleri bölümlere girememiş; dindar askerler ve bazı kamu görevlileri eşlerinin başörtüsü ya da dini vecibelerine olan bağlılıkları sebebiyle ordudan atılmış; devlet tam bir gardiyan havasına bürünmüştür.
Yine özellikle kamudan atılan ya da üniversitelerden uzaklaştırılan bazı kamu görevlileri ve öğrencilerin hakları sonradan iade edilmiş olsa da farklı statüler sebebiyle ve esaslı bir analiz yapılmadığı için halen hak iadesi yapılmayan kişiler bulunmaktadır. Hakları iade edilenlerin ise kaybedilen yılları göz ardı edilerek hayata 15-20 yıl geriden başlamaları istenmekte, KPSS gibi sınavlara yönlendirilerek yeni mezun öğrencilerle yarışmaları beklenmektedir.
Mağduriyetlerin bir kısmı çözülmüş olsa da bazı alanlarda sıkıntılar ve mağduriyetler devam etmektedir. Özellikle halen cezaevlerinde tutulan 28 Şubat mahpusları ve onların aileleri yönünden 28 Şubat bütün yakıcılığıyla sürmektedir. Ortalama 25-30 yılını cezaevlerinde geçiren bu insanların bir kısmı bütün bir gençlik çağını bir kısmı bütün bir yaşlılık devrini cezaevlerinde geçirmiş bulunmaktadır.



