İDLİB SALDIRISI LANETLENDİ
Medeniyet Yöneticisi · 08.09.2018 · 5 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Adana Sivil İnisiyatif Meclisi üyeleri olan Medeniyet Vakfı, Rahmet Derneği, Özgür Der, Fukara-Der, İnsan ve Medeniyet Hereketi ve yurt geneli STK'lar tarafından 8 ilde organize edilen İdlib Cuması’nın Adana ayağı Kemeraltı Camii’nde kılınan Cuma namazı sonrası 5 Ocak meydanında yapılan dua ile gerçekleşti.
Kuran-i Kerim ile başlanan programda Rahmet Derneği başkanı Sehmuz Özgün'un basın açıklaması ve sonrasinda Abdullah Adsan'in yaptığı dua ile tamamlandı. Güvenlik güçlerinin yoğun kontrolünde ve müslümanların katılımı ile gerçekleşen program, tekbir ve sloganlar eşliğinde son buldu.
RUSYA’NIN İDLİB’TE KATLİAM GİRİŞİMİNE KARŞI ADANA SİVİL İNSİYATİF MECLİSİNİN BASIN AÇIKLAMASI
Hamd; Mümin erkeklerle mümin kadınlara işkence edip, sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabını ve yakıcı azabı vaad eden, her şeye, her istediğini yapacak surette galip ve hakim olan Allah’adır.
Hamd; Zalimlerin yaptıklarından bir an bile habersiz olmayan ve yaptıklarının karşılığı olarak onları gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteleyen. Ceza vermede acele etmeyen. Kudreti sonsuz, zalimlerin cezasını veren, müminlerin intikamını alan Yüce Rabbimizedir.
Salat’u Selam peygamberlerin sonuncusu, Allah’ın en sevgili kulu, müminlere şefkatli, kıyamete kadar Müslümanların rehberi, mücahidlerin komutanı olan Hz. Muhammed salallahu aleyhi ve sellem’in onun tertemiz eşleri annelerimiz ve sarsılmaz bir iman ile onun çizdiği yolda giden izzet ve şeref sahibi ashabının üzerine olsun.
Binlerce yıl önce atalarımızdan İslam ümmetine miras olarak kalan mübarek Şam topraklarında, İslam ümmetinin bağrının ortasında, aralıksız sekiz yıldır kardeşlerimizi acımasızca katlediyorlar. İslam medeniyetinin kadim şehirleri harab ediliyor, ekini ve nesli yok ediyorlar. Ve bütün bunlar yanı başımızda gözlerimizin önünde gerçekleştiği halde bir buçuk milyarlık İslam ümmeti olarak yüreklerimizi dağlayan bu vahşet karşısında yaptığımız en iyi şey, bugün burada toplanıp yaptığımızdan ibaret.
İşte bunun için bugün, Suriye’de ki kardeşlerimize, zayıf ve yorgun düşmüş mübarek Şam’ın kadınlarına, çocuklarına, yaşlılarına ve bütün dünyanın kendilerine cephe aldığı, ellerinde hiçbir imkanı olmayan ama buna rağmen dini, namusları, canları ve malları barbar Ruslardan ve kindar mezhepçi Şii silahlı terör örgütlerinden muhafaza etmek için yiğitçe mukavemet gösteren mücahidlere buradan diyoruz ki;
Üzgünüz, bizleri affediniz. O barbarlar ve katiller güruhunun katliamlarına karşı yapmamız gerekip de yapamadıklarımızdan ötürü. Haklarınızı helal ediniz.
Rusya ve ortağı İran’nın desteğiyle Esed rejimi son sekiz yıldır Suriye’de kadın ve çocukları bombalayarak yirmi birinci yüzyılın en kanlı sayfasına imzalarını atıyor. Osmanlının tarihi düşmanı olan Rusya yarım asırdır Suriye’de kan ve katliam ile beslenen bir rejimi koruma bahanesi ile Akdeniz’de tarihinde hiç olmadığı kadar askeri varlığını arttırmış ve bu varlığını kadın ve çocukları katlederek perçinlemeyi amaçlıyor.
Öte yandan her fırsatta Osmanlıya arkadan saldırıp mübarek Şam topraklarını işgal etme hayalleri ile yanıp tutuşan, sözde İslam devrimlerini gerçekleştirdikleri tarihten bu yana İsrail’e tehditler savurup ABD’ye ölüm sloganları atan İran, sözde terörle mücadele bahanesiyle dünyanın dört bir yanından on binlerce fanatik Şiiyi Suriye topraklarına taşımış, bölgede teşkil ettiği yüzlerce terör örgütüyle iki bin yıllık Pers İmparatorluğunu Halep’in, Gutanın, Hama’nın ve Deraa’nın çocuklarının cesetleri üzerine bina etme hayalleri kurmaya başlamıştır.



