AİLE İÇİ İLETİŞİMDE ÜÇ YÖNTEM
Medeniyet Yöneticisi · 17.01.2023 · 5 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026“Biz ahir zaman çocuklarıyız kâri. Gündüz çok eskilerde kaldı da biz gece geçiyoruz bu dünya diyarından. Bilmeyiz gülün gerçekte nasıl koktuğunu, yapma çiçekler taşırız ellerimizde. Aşkı kitaplardan okuruz, suyu şişelerden içer, hayatı hep kestirme yaşarız. Ölen doğandan çok olsa da biz doğanları biliriz mesela, şiir yazmayız, ilhamımız kesiktir, gecelerimiz uykulara esirdir.
Uzun uzun namaz kılamayız biz, zira zaman namazdan kıymetlidir bizim vaktimizde. Tebessümü tebessüm etmek için değil sadaka vermek için ederiz, hiç ağlamayacak gibi güleriz bazen ve hiç gülmeyecek gibi ağlarız.” 1
Geçenlerde oğlumu bir video izlerken gördüm. Kendisinin ilgisini çeken bir araba videosuydu. Video 2X hızında oynatılıyordu. Dikkat ettim ve anlamaya çalıştım. Odaklanmışsam anlıyordum ama başka bir şey ile ilgilenince bir karmaşa çıkıyordu ortaya. Nasıl anladığını sorduğumda ise normal hıza katlanamadığını ve bekleyemediğini söyledi. Bu hızda da rahatça anlayabildiğini böylece daha fazla video izleyebildiğini belirtti.
Bir öğretmen ve aynı zamanda baba olarak merak ettim doğrusu, sınıfta derslerin hızına nasıl katlanıyorlar. Öğretmen sınıfın ortalamasına göre ders anlatma çabasındayken işi biraz daha yavaşlattığında, konu daha iyi anlaşılsın diye biraz detaya girmeye çalıştığında ve anlatımını yavaşlattığında ne düşünüyorlar? Acaba öğretmenlerini de birkaç kat daha hızlandırmak istiyorlar mı? Sahneyi hızlandırmak için biraz zihinlerinde öğretmenlerini büküyorlar mı? Kendilerini mekânın dışına çıkarıp başka yerlerde geziniyorlar mı? Ya da videoyu -ki bu ders oluyor- sessize alıp kendi işlerine ve hayallerine dalıyorlar mı?
Olay sadece sınıflarda ve okullarda bitse iyi ama maalesef hayat okuldan sonra da devam ediyor. Anne babalarından gelen ve kendilerine göre bitmek bilmeyen nasihat, uyarı ya da tavsiyeleri dinlerken hadi ama bitir artık diye çabalamıyorlar mı? Buradaki seansı kaç hızla oynatmak istiyorlar? Buna daha fazla katlanamıyorum diye içlerinde kim bilir neler yaşıyorlardır.
Gördüğüm kadarıyla şimdiki gençler geceleri ayakta kalmayı, daha hızlı yaşamayı, konforu ve uğraştıkları her şeyin keyif vermesini önceliyorlar. Peki hayat öyle mi? Ya da gerçekten öyle mi olmalı?
Çoğunluğu sanal alemle doldurulan bu zamanın sonuçları fazla gerçek. Hemen yanı başımızdan bizler uyurken uyanık kalmayı tercih eden bir nesil geçiyor. Sorun da biz ayaktayken yaşanıyor zaten.
Çocuklarımızın bizlerle yaşadıkları sorunları eski yöntemlerle çözemeyeceğimiz bir gerçektir. Onlarla yaşanan sorunların yok olması gibi bir ideal olamaz ancak onların çözümü için irade bizlere gereklidir.
Şu bir gerçek ki tüm bu sorunlardan kaçmak imkânsız ama bu sorunları aşmak için aile içinde önemli gördüğüm birkaç hususu paylaşmak isterim.
1- Kurallar Oluşturmak
Evde yaşanan sorunların büyük çoğunluğu tanımlanmamış sorunlardan kaynaklanıyor. Her defasında farklı reaksiyonları olan, bazen hoş görülen, bazen de aşırı tepki verilen olayların birikimiyle oluyor.
Kurallar sorunları kişisel olmaktan çıkarır. Düşünebiliyor musunuz kırmızı ışıkta geçtiğinizde polisin birisi ceza yazıp diğeri yazmasa ne hissederdik. Ya da ceza yazıldığında olayı polisle birleştiriyor muyuz? Evde rahatsız olunan her ne varsa bununla ilgili kuralların oluşması gerektiğini düşünüyorum. Böylece neyi nasıl yapacağını da herkes bilecektir. Sonuçta da neyle karşılaşılacağı bilinecektir.



