ARKADAŞ SEÇİMİ
Medeniyet Yöneticisi · 09.07.2015 · 3 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Rasulullah (s.a.v)’in şu hadis-i şerifi bizlere arkadaşlığın ne kadar önemli olduğunu açıkça beyan ediyor: “Kişi arkadaşının dini üzeredir, bu sebeple her biriniz kimi dost/arkadaş edindiğine dikkat etsin.”
Bu hadis-i şerif bizlere arkadaş seçmenin ne kadar önemli olduğunu gösterir. Abdullah b. Mesud’un da dediği gibi: “Dumanın ateşe delalet etmesi dâhil, hiçbir şey arkadaşın arkadaşa delalet ettiği gibi delil değildir. ”
Şairin dediği gibi:
“Alçak insanları dost edinme
Çünkü uyuzun sağlıklıya bulaştırdığı gibi sana kötülük bulaştırır.
Seni gururlandıracak bir arkadaş seç kendine
Çünkü arkadaşlar birbiri ile tanınır.”
Başka bir şair de şöyle diyor:
“Kişinin kendisini sorma, onun arkadaşını sor
Çünkü herkes kendi arkadaşına uyar.
Bir topluma girdiğin zaman, onların içinden en hayırlısını dost edin
Bayağı olan ile dost olma. Sen de onunla birlikte başağı düşersin.”
Sosyologlar şöyle diyor: Karakterler birbirlerini etkiler. Bu sebeple insanlar, birçok alışkanlıklarını farkına varmadan ve çaba harcamadan arkadaşlarından öğrenir. Çünkü sevgi ile birlikte sürekli oturup kalkman, seni arkadaşının yaptığına alışmaya (ve tepkisizliğe) götürür. Sonra o davranışları kabule, sonra onu taklide, sonunda onun yaptığını alışkanlık haline getirmeye kadar varır. Bundan dolayıdır ki Allah Rasulü (s.a.v) bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor: “ Mümin’den başkasını arkadaş edinme, yemeğini de Allah’tan hakkıyla korkanlardan başkası yemesin. ”
Arkadaşlığın önemi dolayısıyla bu yolun yolcusuna doğru yolu gösteren birçok ayet-i kerime vardır ki, böylelikle bu husustaki irşatlara dair (gerekli) bilgiye sahip olunsun:
1. Ayet-i kerimede şöyle buyruluyor: “Sabah akşam Rablerine, O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının ziynetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini Bizi anmaktan gafil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme.” (Kehf, 28.)
2. Başka bir ayette ise: “Ey iman edenler! Kendilerine Allah’ın gazap ettiği, kabirlerdeki kâfirlerin ümit kestikleri gibi tamamen ahiretten ümitlerini kesmiş bir toplumu dost edinmeyin” (Mümtehine, 13) buyrulmaktadır.
3. Diğer ayetlerde ise şu şekilde buyrulmaktadır: “Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size âyetleri açıkladık.
İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz hâlde, sizi sevmezler. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman “inandık” derler. Ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı kinlerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: “Öfkenizden ölün!” Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.” (Al-i İmran, 118-119)
4. Hud suresinde: “Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.” (Hud, 113)



