ÇOCUK EĞİTİMİ ANNE KARNINDA BAŞLAR
Medeniyet Yöneticisi · 01.02.2019 · 7 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
And olsun, biz insanı çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık. Sonra onu bir nutfe (sperm) olarak sağlam bir karar yerine koyduk. Sonra o nutfeyi alakaya (embriyo) çevirdik, alakayı bir çiğnemlik ete çevirdik, bir çiğnemlik eti kemiklere çevirdik, arkasından kemiklere et giydirdik, sonra da onu bambaşka bir yaratık yaptık… (Mü`minun Sûresi, 12-14) Bir hadiste bu ayetlerin tefsiri şöyle yapılır:
“Çocuk anne karnında ilk kırk günden sonra, bir kan pıhtısı, sonra bir et parçası durumuna gelir. Daha sonra Allah, bir melek gönderir de ona ruh üfler” (Câmiu`s-Sağir, I, 88)
Çocuk eğitimi deyince çoğumuzun aklına doğum sonrası, hatta çocuğumuzun ayaklanıp dillenmeye başladıktan sonraki dönemleri gelir. Doğrudan ve rahat iletişim kurabildiğimiz geç dönemler. 2, 3 yaş, hatta okula başlama yaşı diyebileceğimi 6,7 yaşlar. Oysa dinimiz ve güncel bilimsel veriler bize farklı bilgiler vermektedir.
Anne karnındaki bebeğe ruh üflenmesi 120. günde olmaktadır. Bu da 4. aya tekabül eder. Aynı zamanda bebeğin hareketleri de yaklaşık bu zaman diliminde hissedilmeye başlar. Şu durumda anne ve babanın çocuğun eğitimine başlama dönemi en geç 4. ay itibarıyla olmalıdır. Bebek 4. aydan itibaren her şeyi hisseder.
Eğitim Süreci Nasıl Olmalı?
Anne karnında çocuğun eğitimini üç ana başlık olarak ele alabiliriz:
• Fıtrat • Kişilik Gelişimi • Zekâ Gelişimi
1. Fıtrat
Fıtrat, kısaca yaratılış, tabiat demektir. Kişi dünyanın neresinde olursa olsun, rengi ırkı ne olursa olsun İslâm fıtratı üzerine, Allah’ın varlığını ve birliğini kabul eder halde İslâm fıtratı üzerine doğar. Lakin büyüdüğü ortam, anne ve babası dinine göre eğitilir ve fıtri değişimler başlar.
Peygamberimiz (s.a.v.) bu durumu şu güzel hadisiyle açıklamaktadır:
“Her çocuk İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra onu terbiye eden ana baba Yahudi ise Yahudi ahlâkıyla, Hristiyan ise Hristiyanlıkla, ateşperest ise Mecusilikle ahlâklandırır.” (Buhari, Feyzu’l-Kadir)
Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus; çocuk terbiyesine başlarken ailelerin, yaratılışa ters düşen hareketlerde bulunmamalarıdır. Çünkü fıtrat tamamen temizdir. Fakat her ailenin kültürü, yaşam biçimi, dini, gelenek ve görenekleri birbirinden tamamen farklı olduğu için kimi ailelerde fıtri değişimler görülmektedir.
Fıtri değişimleri iki şekilde inceleyebiliriz:
1. Hamilelik dönemindeki fıtri değişimler
2. Doğum sonrası dönemdeki fıtri değişimler
Gebelik döneminde eğer anne sürekli stresli bir ortam da ise, bununla birlikte içki ve sigara da içiyor ise bebekte fıtri değişimler kaçınılmaz bir durumdur. Yapılan araştırmalara göre “Annesi alkolik çocukların % 100’ü, babası alkolik olan çocukların ise % 50’si psikopat olmaktadır.
Doğum sonrası dönemde ise şöyle değişimler olabilmektedir. Çocuk, anne ve babanın yanlış davranışlarını sürekli görüyorsa kendisi de yavaş yavaş değişim içine girer. Buradaki değişim çocuğun o tertemiz fıtratına kolayca sirayet eder. Unutulmamalıdır ki çocuk ebeveynlerinin aynasıdır, onların birer yansımasıdır. Örneğin; evde telefon çalar, çocuk bakar, telefondaki babası, çocuğa der ki “Annene bir şey diyeceğim, onu verir misin?” Konuşmaları duyan anne akşam eşiyle tartıştığı için konuşmak istemez ve çocuğa “uyuyorum” işareti yaparak onun yalan söylemesini sağlar. Oysa çocuk asla yalan söylemeye gerek duymaz, ama ebeveynleri ya da çevresindeki bazı kimseler çocuğu bilinçli ya da bilinçsiz yalan söylemeye teşvik ederler. Bir bakıma fıtri değişimlerine olumsuz şekilde katkıda bulunurular.



