DEĞİŞEN DÜNYA'DA İSLAM'IN DEĞİŞMEZLERİ
Medeniyet Yöneticisi · 07.01.2014 · 10 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Adana’da ilmi çalışmalrı ile öne çıkan derneklerden Şefkatli Eller Cemiyeti, ‘‘Değişen Dünya’da İslam’ın Değişmezleri’’ konulu konferans düzenledi. Seyhan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen programa Beşir Eryarsoy Hoca konuşmacı olarak katılırken etkinliğe katılım ve ilgi yoğundu.
Saat 19:00’da Abdulvahab Bulut’un Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan etkinlik dernek faaliyetlerinin anlatılmasıyla devam etti. Programda bir selamlama konuşması yapan Şefkatli Eller Cemiyeti Başkanı Emin Işık, etkinlikte emeği geçen herkese ve iştirak eden katılımcılara teşekkür etti. Birçok insanın İslam’ı yaşayan Müslümanlar görmediğinden dolayı dini bilmediğini ve bu yüzden yanlışlara inandıklarını vurgulayan IŞIK, bununla beraber aslında bir çok Müslümanın da dinini tam olarak bilmediğine işaret etti. “Çoğu insan gerçeği değil düş görüyor. Hak gerilemez. Yüreklerin değişmemesi için İslam’ın değişmezlerinin yaşanması gerek” dedi.
Selamlama konuşmasının ardından kürsüye gelen Beşir Eryarsoy Hoca; konferansın adından da anlaşılacağı üzere ‘‘Değişen Dünya’da İslam’ın Değişmezleri’’ olduğunu, değişen dünyadan kastın ise Batı dünyasının ele geçirdiği dünya olduğunu söyledi.
Konferansın devamında özet olarak şunlar kaydedilmiştir:
“Konferansın konu başlığı nelerden bahsedilmesi gerektiğini az çok ele vermektedir. Gerek kültürel dilde gerekse halk dilinde, değişme, değişim, zaman değişti, artık böyle değil gibi ifadeleri göz önüne alırsak değişimle ilgili çok fazla kullanımın olduğunu görebiliriz. Bunların çokluğu Dünya’da ciddi bir değişimin varlığını, her sınıfta insanın bundan etkilendiğini göstermektedir. Peki, bu değişimin daha önce de ifade edildiği gibi hayrımıza olan tarafları var mıdır? Varsa boyutları nedir? Bu değişim nereden geliyor? Nereye gidiyor? Bunun ilmi, fikri, tarihi geçmişi esasları nelerdir? Ve Müslüman olarak değişime nasıl bakmalıyız? Buna bizim biçeceğimiz değer ve buna bağlı olarak bizim bu doğrultuda gerek düşünce ve zihin gerekse ahlaki alanda yapmamız gerekenler nelerdir? Bu ve benzeri sorulara elden geldiği kadar cevap verilmeye çalışılacaktır. Hepimizin bildiği gibi bugün kendisini “Değişen Dünya” diye nitelendirdiğimiz en azından Konferansımızın konusunda belirttiğimiz “Dünya” hangi Dünyadır? Temel unsurları nelerdir? Kastettiğimiz Dünya, Batı uygarlığı etrafında kenetlenmiş olan Dünyadır. Batı uygarlığı derken ilk anda aklımıza gelen Avrupa’nın Batısı olmakla birlikte, bu uygarlık, değerleriyle, yaklaşımlarıyla, ölçüleriyle, anlayışıyla aslında Japonya’dan, Amerika’ya Rusya’dan Hindistan’a, Çin’e kadar adeta Dünya’nın tümüne damgasını vuran bir hale gelmiştir. Müslümanlar bu Dünyanın nispeten daha az etkisi altında bulunmalarına rağmen, değişen ve değişimi ön planda tutan ve değişimi adeta değişmeyen tek kavram olarak lanse eden ve belirten bir uygarlıkla karşı karşıyadırlar. Tek yasası değişim olan bir uygarlıkta neyin yerinde durması beklenebilir? O halde bu anlayışta, bu uygarlıkta sabit hiçbir değer, ölçü, yasa bulunmamaktadır. Her şey her zaman değişebilir. Bu anlayışı esas alan Batı uygarlığının temeline yatan değerler nelerdir?






