DÜNYEVİLEŞMEDEN KORUNMAK İÇİN..
Medeniyet Yöneticisi · 12.03.2015 · 8 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Dünyevileşme, insanın (Müslümanın) dünyaya geliş gayesini unutmasıdır. Olayları, fikirleri ve yaşam şeklini dini-dünyevi diye bir ayırıma gitmesiyle başlar dünyevileşme. Bu bir hastalıktır. Dünyevileşme, sekülerleşme ve laikleşmenin başlangıç evresidir. Bu hastalığın sonucu “ahireti unutturması ve ölüm korkusudur.”
İnsanın para kazanma, maddi şeyler peşinde koşması düşüncesi ahiret inancını zayıflatır. Orada alacağı mükafaatı unutur/geri plana iter. Kişi yaptığı şeylerin karşılığını hemen görmek ister. Lükse düşkünlük, ihtiyacının dışındakileri de ihtiyaç görüp buna da gerçek anlamda inanır. Nefsin, dünyevi lezzetleri Allah’ın zikrine ve vaad ettiklerine tercih etmesidir. Dini çalışmalardan kaynaklanan heyecanın kırılması da dünyevileşmenin bir başka çeşidi/sebebidir.
Dünyevileşmenin hastalık olduğunu hepimiz kabul ediyorsak, bu hastalığın bulaşıcı yönü olduğunu da unutmamak gerekir. Bu hastalık zenginde görülür diye bir şey yok. Fakire de bulaşma ihtimali çok yüksektir.
Dünyevileşmeyi hastalık olarak kabul ediyorsak -ki öyledir- tedavi edilmesi gereken, tedavisi olan hastalık olduğunu da kabul etmemiz gerekir.
Bu hastalıkla mücadele bireysel olduğu kadar toplumsal da olmalı.
Dünyevileşme Hastalığının Tedavisi
Tedaviye bireyleri fert fert eğitmekle ve bu tedaviyi bütün topluma yaymakla başlayabiliriz. Bu, bir çeşit koruyucu hekimlik gibi düşünülmeli. Yani hastalık gelmeden sağlığın kıymetini bilmek gibi veya hastalığın bulaştığı kişileri olması gereken yöntemlerle tedavi etmek gibi.
Tevhid Bilincini Gündemimizden Çıkarmamalıyız
Bir tek Allah’a kul olmayı hayatımızın merkezine oturtur ve onu insanlara anlatırsak, sadece Allah’a kul olmanın gerektirdiklerini uygular ve öğretirsek dünyevileşme serüveni de başlamamış olacaktır.
Tevhidi anlamış bir insan, Allah’ı tanıyıp şirkten uzak bir hayat sürecek, insan hayatıyla ilgili Allah’ın koyduğu sınırları geçmeyecektir. İnsanı yoktan var eden Rabb’i onun nasıl davranması gerektiğini de bilir. Hayatının sınırlarını belirleyen tek yetkili ve kendisine ibadette en layık olan ve en büyük varlık yaratıcı Allah’u Teâla olduğunu kabul ederse ve anlarsa/idrak ederse insan; hududullah çerçevesinde sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. (Bakara 256) Yani tutarlı ve sağlıklı bir tevhidi bilinç olmadan dünyevileşmenin önüne geçmenin ve önlemenin mümkün olmadığını bilmemiz gerekir.
İlim Bilinci Geliştirilmeli
İslam dünyasında ve Müslümanların hayatında İslami düşüncenin ve İslami şuurun zayıflığı/yanlışlığı dünyevileşmenin etkin sebeplerinden biridir. İlmi, dini ve dini olamayan diye ayırım yapmak İslami anlayışı zayıflatır/geriletir.
Müslümanlar dünyevileşme tehlikesinin önüne geçmek için ilimle haşır neşir olmaları gerekir. Bu da farzdır. İlmi para ve makam kaynağı olarak değil Allah rızası için öğrenmek ve öğretmek temel amaç olmalıdır.
Hz. Ali: “Kıyamete yakın bazı fitneler baş gösterecektir. Bu da dini Allah rızası dışında öğrenilip din ile dünyalık elde edilince olacaktır” diyor. Musab b. Umeyr’in talebesi Sahabe-i Kiram Muhammed b. Mesleme (r.a): “Pisliğe konan sinek, ümeranın (emirlerin-liderlerin) kapısına gidip kendilerinden menfaat talep eden âlimden daha iyidir” diye buyurarak dünyevileşen âlimin halini ortaya koymaktadır.



