FİLİSTİN VE GAZZE ÜZERİNE
Medeniyet Yöneticisi · 10.01.2024 · 10 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026Noam Chomsky diyor ki: “Dünyada birçok terörist devlet vardır. Ama Amerika, uluslararası terörizme olan resmi bağlılığıyla ve rakiplerini utandıran düzeyiyle bu alanda eşsizdir.”
Amerikalı bir aktivist olan Rachel Corrie (1979-2003) İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’ya yoğun baskı ve katliamlarının olduğu bir zaman diliminde annesi ona bir mesaj yolluyor ve mesajında İsrail’in saldırılarının yoğunlaşması üzerine Amerika’ya dönmesi gerektiğini söylüyor.
Rachel, annesine yazdığı cevabî mesajda: “Anne! Olmam gereken yerdeyim. Ben ne yaptığımı biliyorum. Burada insanlar savaşa doğmuşlar sanki, silahsız bir hayat bile düşünemiyorlar. İnsanlar öldürülüyor burada, evleri yıkılıyor. Her şey olağandışı. Şimdi dönersem Amerika’ya, Filistin’i ve Filistinlilerin yalnızca verdikleri mücadeleyi unutamam. Kâbuslar görürüm geceleri uyuyamam, mevcut zulme karşı bir şeyler yapıyor olmak beni mutlu ediyor.” Corrie bu mesajdan kısa bir süre sonra İsrail tanklarının paletleri altında can verdi. Zira Corrie bir insandı!
Prof. Dr. Erol Göka, İslâmî Düşünce Enstitüsü’nde yaptığı bir konuşmada; “Bundan sonra literatüre yeni bir milad girecek; Gazze’den önce, Gazze’den sonra. ‘Gazze soykırımı’ diye anılacak. Neredeyse bütün Almanlar yahudileşmişler. Şimdilerde mağdur ettikleri ile özdeştiler. Bir devletin kendini savunma hakkı adı altında hukuk katledildi” ve “En önemlisi de hepimizi; başta cesaret, adanmışlık ve fedakârlık olmak üzere erdemlerimizle yüzleştiren baştan aşağı edep giysili Kassam Tugayları’dır”. Yine can alıcı bir cümle sadır oldu Göka Hoca’dan: “Kötülüğün sıradanlaşmasından sonra şimdi vicdan da sıradanlaştı.” Ya da devam eden İsrail-Hamas savaşı tarifi yapılırken: “Bu savaş haysiyetliler ile haysiyetsizlerin savaşı...” vurgusu da ihmal edilmedi.
Yine aynı panelde çevirmen Ayçin Kantoğlu Hanımefendi ise “Ben hep tefsire muhtaç olanın din olduğunu düşünürdüm. Meğer insanmış, kitap değilmiş…Görünen o ki Gazze dışında dünyada her yer işgal altında, hepimiz işgal edildik. Bu savaş, bana sorarsanız insan haysiyetinin yeryüzüne açtığı bir savaştır. Çünkü haysiyetin yeryüzünde ineceği bir yer kalmadı. Ama bu mutlak bir yere inecek. Ama orada olacak mıyız, olmayacak mıyız bilmiyorum… Bereket, hala acıyı hissedebilecek yüreklerimiz var…” *
İslâmî Cihad üyesi İbrahim el-Nabulsi şehadetinden kısa bir süre önce annesini aradı ve annesine “Şehid olmak üzereyim… Annemi çok seviyorum. Benden sonra da vatanımıza sahip çıkın. Namusumuz için silahı asla bırakmayın. Ben şu an kuşatma altındayım, birazdan şehid olacağım.” dedi ve şehid oldu.
Ailesi şehid olan Gazzeli kızın babasını defnediyorlar ve o kız mezarın başında “ Bütün insanlık öldü ama yalnızca babamı defnediyorlar” diyor.
Ve Amerika: “Kalıcı ateşkesi desteklemiyoruz” diyor. Ne var ki tüm bunlara rağmen küresel güç odakları ve onların yandaşları (Arap ülkeleri de dahil) yönetim bağlamında sessizler. Soykırımı, savaş suçunu, insanlık suçunu ve suçluları kahvelerini yudumlayarak seyretmeye devam ediyorlar. Küresel güç odakları ve onların yandaşlarının toplumları ayakta, erdemliliğini yitirmemiş Yahudi ve Hristiyanlar da ayakta. İsrail’i, katliamı, soykırımı, yıkımı telin ediyorlar. Ama Müslüman halklar uyuyorlar. Acaba bu Müslüman halkların kanaat önderi denilen zevat Kur’an’daki ayetleri hatırlamıyor-hatırlatmıyorlar mı? “Sakın zalimlere meyletmeyin: yoksa onları saracak ateş sizi de sarar, size de dokunur. Aslında sizin Allah’tan başka hiçbir dostunuz, yardımcınız ve sizi sahiplenecek hiçbir güç yoktur…” (Hûd-113)



