GENÇLERE ROL MODEL OLABİLMEK
Medeniyet Yöneticisi · 05.12.2020 · 7 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026Ne olacak bu gençliğin hali! Çok eski bir serzeniştir aslıda... M.Ö dördüncü asırda yaşayan Sokrates gibi bir düşünür bile “Bu günün gençleri lüks ve gösteriş düşkünü, saygısız, başkaldıran, geveze ve obur yaratıklardır” demekten alamamış kendini.
Sümerlerden kalan çivi yazılarında, “Şu gençliğin hali ne olacak?” anlamına gelen yakınma sözleri bulunduğunu biliyoruz… İsa aleyhiselamdan 8 yüzyıl önce yaşayan bir düşünür olan Hesiad, “Günümüzün gençleri öyle umursamaz ki, ilerde ülke yönetimini ele alacaklarını düşündükçe umutsuzluğa kapılıyorum. Bizlere, büyüklere karşı saygılı olmayı, ağırbaşlı davranmayı öğretmişlerdi. Şimdiki gençler, kuralları hiçe sayıyorlar, çok duyarsızlar ve beklemesini bilmiyorlar...” demiş.
Aradan kaç yıl geçti bilmiyorum ama bizler yine aynı mevzuları, kuşaklar arası iletişim çatışmasını aile içi iletişim problemlerini konuşuyor, tartışıyoruz… Konuşmaya tartışmaya ve çözüm önerileri üretmeye devam edeceğiz. Yani mevzu bugünün meselesi değil… Aradan geçen binlerce yıl sonrasında bile bu mevzuu var.
Hakikat şu ki gençleri anlamak için onların dilinden konuşmak gerektiği aşikâr. Zira dünyanın hemen her yerinde gençler toplumda yaşanan değişimlere, gelişmelere ve yeniliklere en hızlı şekilde adapte olan yaşları/ çağı temsil ediyor ve her zaman bir önceki kuşağa göre dünyayı farklı algılayıp anlamlandırıyorlar. Kuşak çatışması dediğimiz sorun da işte tam bu noktada ortaya çıkıyor diyebiliriz.
Esas itibariyle günümüzde aşikâr olan problemler, salt gençliğe mahsus değildir. Ancak gençlik, bu problemlerin daha bir etkisi/riski altındadır. Bugün birinci derecede önem teşkil eden problemler ve özellikle gençlik için tedirgin olduğum durum, popüler kültür ve bunun da içinde yer aldığı dünyevileşme tehdididir.
Bir defa gençliği potansiyel problem görmekten vazgeçmeliyiz. Kuşkusuz gençliğin sorunları olabilir ama gençliği başlı başına bir sorun olarak görmek yanlıştır… Hikmetle hareket edebilirsek gençlik bir hazine, bir müjde ve bir umuttur… Gençler bilgiden önce ilgi bekliyorlar… Öğütlerimizden önce örnekliğimizi arzuluyorlar… Aşksız abilerle yol alabileceklerini düşünmüyorlar, rol model arayışındalar…
Sıcak, samimi kardeşlik ortamlarına susamış gençler bunu bulamayınca çabuk sıkılıyor, tez usanıyor… Yalnızlığa sığınıyor. Birebir tebliğimizle genç yüreklere dokunmadan, sımsıcak dostluk iklimini sunmadan insan kazanamayız… Mesele gençlere sadece burs ve yurt temin etmek değildir. Güven vermek, gönüllere taht kurmak gerekiyor… İçe kapanan gençleri içtenliğimizle kuşatabiliriz; o zaman içini rahat bir şekilde bize dökebilir, sırlarını bize açabilir…
Gençlerimizin İslami değerlerle yetiştirilmesi, yarınlara güvenle bakmamızı sağlayacaktır. Bu hususta başta anne babalar olmak üzere biz eğitimcilere, din görevlilerine, medya organlarına, dernek-cemaat-vakıflara büyük görevler ve sorumluluklar düşmektedir.
Yaşadığımız dünya insana sorgulatmayan, sadece zevk almasını, tüketmesini salık veren bir kültürel yapıyı içeriyor. Bir gencin “gününü gün etmesini” sağlayıcı sayısız ortam var. Uyarıcılar erdemli bir insan olmasını değil hedonist, sadece zevk için sinyal gönderiyor.



