HASAN EL BENNA SEMPOZYUMU
Medeniyet Yöneticisi · 07.01.2014 · 7 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026

5-6 Mayıs tarihlerinde Ankara’da, Genç Birikim Derneği ve Medeniyet Derneği’nin ortaklaşa düzenlemiş olduğu Hasan el-Benna ve Müslüman Kardeşler Sempozyumu oldukça doyurucu tebliğler ile dinleyiciler için belirgin bir aydınlanmaya vesile oldu.
Sempozyumdan arda kalanları, hatırlara kazınan notları sizlere aktaracağım bu yazım, programın bir nevi özeti niteliğini de taşıyor olacaktır.
1.GÜN
Cumartesi günü yapılan açılış ve selamlama konuşmalarının hemen ardından sempozyumun henüz ilk oturumunda Dr. Fahri Hoşab’ın konuşmasının sonunda yöneltmiş olduğu aşağıdaki sorular, üzerinde düşünülmeye değerdi doğrusu:
1. Hasan el-Benna’nın “Müslüman Kardeşleri” resmi sayılabilecek bir teşkilatlanmaya sevk etmesi isabetli olmuş mudur ? 2. El-Benna’nın ve teşkilatının devlet kurmak gibi açık ve müşahhas hedefler ortaya koyması, askeri eğitim gibi bariz faaliyetlerde bulunması, onu açık hedef haline getirmiş midir ? Bu durum, davetin aşamaları göz önüne alındığında nebevi davete uygun mudur ? 3. Hasan el-Benna ve teşkilatı, siyasetle mübaşeret yerine, siyaset üstü kalabilseydi, -siyasi akış da dahil- hadiseler ve müesseseler üzerinde daha müessir olabilir miydi? 4. El-Benna’nın ve teşkilatının meselelerin halli ile ilgili, hükümetlere ve farklı siyasi mercilere muhtıralar vermesi, davet siyaseti ve sağlıklı diplomasi açısından ne derece uygundu ? 5. El-Benna ve teşkilatı, meselelerin halli için kuvvete istinad ederek müeyyide uygulamak yerine, daha geniş kitlelere ulaşarak keyfiyetli bir kemiyet olan kamuoyunun mülayim fakat müessir gücünü kullansaydı daha fazla muvaffakiyet elde eder miydi ? 6. Hasan el-Benna’nın davet tarzında ve tercihinde gençliğinin ve heyecanının bir tesiri olmuş mudur ?
Yine aynı oturumda Dr. M. Abdulkadir Ebu Faris, Hasan el-Benna’nın hayatı, sömürgecilere karşı savaşı ve hedeflerinden bahsetti. Kral Faruk’un Üstad’a yapmış olduğu ağır eziyetleri ve hakaretleri dinlerken, dinleyenlerin gözünde el-Benna bir kez daha büyüdü. İlk oturumun son konuşmasında ise Prof. Dr. Tahsin Görgün, Hasan el-Benna’nın siyasi görüşü ve Müslüman Kardeşler hakkındaki düşüncelerini dinleyicilerle paylaştı.
Günün ikinci oturumunun ilk konuşmasında Prof. Dr. Hayretti Karaman, Hasan el-Benna’nın ıslahat ve yeniden inşa programını ortaya çıkaran aşağıda sıraladığımız 13 ilkeye dikkatleri çekti.
1. Gelenek haline gelmiş dini anlayışının ve kurumların yenilenmesi gerekiyor. 2. Dini düşünce ile akli (felsefi) düşünce uzlaştırılmalıdır. 3. İslam’ın her şartta uygulanabilirlik ve insanlığın birikimine açıklık özelliği vardır. 4. Anayasaya dayalı parlamenter sistem İslam’a aykırı değildir. 5. Batılılaşmaya karşı olmak ve maddeci Batı medeniyetine eleştirel bakmak gerekir. 6. Kutsal ve değişmez doğru (ma’sum) olan düşünceye dayalı mirası ayırmak gerekir. 7. İslam devletinin tarihine ve İslam medeniyet tarihi düşünce yöntemine tenkitçi olarak yaklaşmak gerekir. 8. Kapsayıcı manada bağımsız medeniyet ve ümmetin egemenliği hedeflenmelidir. 9. Vatan, kavim (etnik köken) din ve insanlıkla ilgili aidiyetlerin bütünleştirilmesi/uzlaştırılması gerekir. 10. Bir kimse, “Allah bir, Muhammed O’nun elçisidir” diyorsa asla tekfir edilmemelidir. 11. Durum doğru değerlendirilmeli, bir ıslahat programı yapılmalı ve sosyal adalet gerçekleştirilmelidir. 12. Islahatın aceleye getirilmemesi, planlı ve sağlam bir hazırlık safhasının geçirilmesi, ıslahatın uygulayıcılarının iyi yetiştirilmiş olması gerekir. 13. Güç, şiddet ve devrim.






