İNSAN KENDİ ÖZÜNE BAKABİLİR Mİ?
Medeniyet Yöneticisi · 14.06.2019 · 5 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Uzun bir aradan sonra tekrar huzurunuzdayım. Geçirmekte olduğumu bir rahatsızlık nedeniyle yazıya ara vermiştim. Bundan böyle yazı tarzımı belki konu seçimini değiştirmeyi düşünüyorum. Bakalım becerebilir miyim? Dualarınızı bekliyorum.
İnsan özü, kendisi, hodî, benliği, kişiliği nedir diye sorulsa?
Her meslek erbabı farklı cevap verir.
Tefsirci başka tarif eder özü, kelamcı başka. Felsefeci başka bakar ,tabip başka bakar, psikolog başka bakar, sosyolog başka bakar…
Aynı meslekten insanlar da farklı bakar ve farklı anlar kişiliği, eneyi, özü…
İnsanın iki ana varlığı vardır, bu ikisinin toplamı, cemi bir insan eder. Bedeni ve ruhu.
Bize ruhla alakalı çok fazla bilgi verilmemiştir. Az bir bilgi ile yetinmemiz istenmiştir.
Lakin ruhumuzu, bedensel olmayan yönümüzün ne olduğu ve ruhun iskeletinin nelerden oluştuğu bize ihsan edilmiştir. Ruhumuzun yapısı değil fonksiyonu üzerinde durmamız bizim için daha yararlı olacaktır.
Daha doğrusu insanı insan kılan nedir? sorunun cevabını bulmamız lazım gelir.
Konumuzla alakalı bir kavramımız var; lübb.
Lübb; Sözlükte: 1. İç; öz. 2. Akıl; ruh; sağduyu. 3. Kabuklu meyvelerin içi, etli kısmı. Bir şeyin en iyisi, özü, halisi, lübbü’l-cevz, Ceviz içi. Ayrıca bir yerde ikamet etmek, yerleşmek, ortaya çıkmak, devam etmek anlamlarına da gelir.
Lübb kelimesi, tasavvuf kaynaklarında “kuruntu ve hayal kabuğundan arınmış ve kutsal nurla aydınlanmış akıl” , “özün özü” anlamındaki lübbü’l-lüb ise “akla güç veren ilâhî ve kutsî nur” şeklinde tanımlanmış (et-Taʿrîfât, “lüb” md.; Kâşânî, s. 72), Kur’an’da birçok yerde geçen “selim akıl sahipleri” manasına gelen ülü’l-elbâb ifadesi (meselâ bk. Sâd 38/29, 43) bu terimin kaynağı olarak görülmüştür.
Mukarrebînin tevhidi lüb, sıddîkların tevhidi lübbü’l-lübdür. Gazzâlî bu hususu ceviz misaliyle izah eder. Cevizin üzerindeki sert kabuk kışr, bu sert kabuğu örten yeşil ve acı kabuk kışrü’l-kışrdır. Sert kabuğun içindeki ceviz lüb, bu özün içindeki ceviz yağı lübbü’l-lübdür ve nihaî amaç da budur (İḥyâʾ, IV, 240).
Kur’an’da “ وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيٰوةٌ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ ” “Ey özlü akıl sahibleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Artık, Allah'a karşı gelmekten sakınırsınız.” (Bakara, 179); “Kendinize azık edinin, şüphe yok ki azığın en iyisi Allah korkusudur. Ey özlü (olgun) akıl sahibleri! Benden korkun.” (Bakara, 197); “Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse, ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ancak özlü akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar.” (Bakara, 269).
“(Bu inceliği) ancak özlü akıl sahipleri düşünüp anlar” (Al-i İmran, 7); “Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, (onu bilemeyen) kör gibi olur mu? (Bunu) ancak özlü akıl sahipleri anlar.” (Rad, 19); “Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.” (İbrahim, 52); “..Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak özlü akıl sahipleri öğüt alırlar.” (Zümer, 9); “Ey inanmış olan özlü akıl sahipleri! Allah'tan sakının; Allah size Kur’an'ı indirmiştir.” (Talak, 10) ayetlerde de kelimemiz izah edilmektedir.



