İNSAN VE TOPLUM SORUNLARININ ANALİZİ
Medeniyet Yöneticisi · 03.07.2017 · 5 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026İnsan, eylem olarak iyi ve kötüyü ortaya koyabilen bir varlıktır. Yaptığı kötü işlerin, sebep olduğu problemlerin, ortaya çıkardığı sorunların tümünün bir sebebi, arka planı ve gerekçesi bulunmaktadır. İşte ortaya çıkan bu sorunların serbestçe ve geriye doğru düşünülerek belirlenmesine, tespit edilmesine ve listelenmesine
“sorun analizi” denilir. Burada sorunların derecelendirilmesi veya sıralanması önemli değildir. Önemli olan insan ve toplum açısından sorun olan tüm durumların fark edilmesi ve listelenmesidir.
Tabi ki insan için sorunları ortaya çıkaran sebeplerin önem ve etki durumları aynı değildir. Her sorunun bir veya birkaç sebebi olabileceği gibi ilgili sorunun ya kendisi başka bir sorundan dolayı ortaya çıkmış ya da kendisi başka sorunları ortaya çıkarmıştır. İşte sorunlar arasındaki bu etkileşim yani sebep-sonuç ilişkisinin ağaç dalları gibi basitten başlayarak asıl olana yani yüzeysel olandan kök olana doğru inilerek tespit edilmesine “kök sorun tespiti” denir. Kök sorunu tespitte asıl olan problemin ya da sorunun kaynağını belirlemek ve gelecekte tekrarlanmasını önlemek üzere alınması gereken önlemleri belirlemektir amaç. Yani yaşanan sorunların ve problemlerin görünen ve bilinen nedenlerini ortadan kaldırmak yerine, kalıcı bir şekilde çözüm üretmeye odaklanan bir süreç uygulamasıdır.
Kur’an, insanın belli safhaları olan bir süreçte yaratılan bir varlık olduğunu, 1 maddi bir yönünün 2 yanında manevi bir yönü 3 bulunduğunu bildirmektedir. Ayrıca insanın fıtratında ve yaratılış özünde iyilik ve kötülüğün yerleştirildiğini, 4 müspet yani olumlu yönlerinin 5 yanında menfi yani olumsuz yönlerinin 6 bulunduğunu da bildirmektedir. Bir hadiste “İnsanlardan öylesi var ki, hayrın anahtarı, şerrin kilididir. Öylesi de var ki, şerrin anahtarı, hayrın kilididir. Eline Allah tarafından hayır anahtarları verilene müjdeler olsun! Eline şer anahtarları verilene de yazıklar olsun!” 7 diye buyuran Efendimiz (s.a.v.), insandaki hayır ve şer işleme ve tercih etme cihetine dikkat çekmiştir.
İnsanlardan bazıları yeryüzünde adaleti ikame ederken 8 bazıları da zulme ve zalimliğe rağbet etmektedirler. 9 Kimi topluluk yeryüzünde ıslah ve imar faaliyeti icra ederken 10 kimi ise yeryüzünde fesat ve bozgunculuğu yaymaktadır. 11 Kimi iffet ve hayâyı esas alırken 12 kimi zina, fuhuş ve hayâsızlığı yaşam biçimi olarak öngörmektedir. 13 Günümüz insanına odaklandığımızda zihin, kalp, ruh ve beden açısından insanımızın birçok problemi bulunduğu görülecektir. Günümüz insanının zihnindeki bilgi ve bulgular; varlık mahiyetini irdeleyen, gerçekler üzerinde zihinsel egzersiz yapmaya sevk eden, geçmiş, şimdi ve geleceğe dair fikir ve düşüncelerden yoksun, olayları ve durumları doğru pencereden görmeyen, dünyası için basit bilgi ve malayaniyattan başka bir işe yaramayanlarla dolu bir yapıdadır.
Kalbi ise dinin ölçü aldığı sevgi, merhamet, vicdan, hüzün, korku, endişe, hissetme, iyilik, hayır, gayret, azim, cesaret gibi duygusal özelliklerden mahrum bir haldedir. Ruhu ise ihtiyaç duyduğu ibadet, sıla-i rahim, iffet, zikir, tefekkür, tezekkür, marifet gibi hasletlerden uzaklarda yaşamaktadır.



