İSRAİL KÜSTAHLIĞININ SEBEPLERİ
Medeniyet Yöneticisi · 11.05.2021 · 4 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026Batı emperyalizmin ileri karakolu, işgalci Siyonist yapılanma her sene yaptığı gibi bu sene gene Ramazan-ı Şerif ayının son günlerinde Mescid-i Aksa’ya saldırdı. Bununla yetinmedi Gazze’ye de hava saldırılarında bulundu. Devam etmekte olduğu yeni yerleşim planını uygulamayada hız verdi.
Yıllardır aynı oyunları oynuyor, aynı saldırıları yapıyor. Tepkilere, kınamalara, tehditlere aldırış etmiyor. Çizdiği yolda belirlediği istikamette yürüyor.
Bu pervasız davranışlarını sergilemeden önce; dünyada siyasi, askeri, ticari, kültürel ortamı hazırlıyor, kendisine engel olabilecek ne varsa hepsini bertaraf ediyor. Sezdiği tehlikeleri ortadan kaldırıyor. Bunun için hiçbir ahlaki, insani değer tanımıyor.
Yakın tehlike olarak gördüğü ülkelere karşı, beynelmilel güçler eliyle onları kendileriyle uğraştırıyor. İç işlerine karışıyor, içerideki farklılıkları düşmanlık vesilesi haline getiriyor. Yakın komşularıyla işe başladı. İsrail için en tehlike olabilecek Mısır’ı o hale getirdi ki, Mısır İsrail Siyonist işgal devletine ses çıkaramaz halde. Ürdün İngilizlerden bağımsız hareket edemez durumda. Suriye yıllardır Siyonist işgale direnebilecek kim ve hangi anlayış varsa ülkeden kovuyor. En son geldiği yer ise içler acısı. İslam’ın ana merkezi olması lazım gelen Suudi Arabistan’da İsrail’e karşı gelmek artık hayati tehlike arz ediyor. Daha önce İsrail işgalci yapılanmaya karşı çıkan hanedan içindekiler bir bir tasfiye ediliyor. Irak zaten fiilen işgal altında. İran başını beladan kaldıramıyor, zaten mezhebi duruşu ile İslam ümmeti içinde farklı bir siyaset güdüyor, kendi varlığı için yapamayacağı bir şey yok. Türkiye, direnmeye çalışıyor son yıllarda başına gelmedik bela bırakılmadı. ABD’nin, AB’nin, halkı Müslüman ülkelerin bir kısmının ülkeye yaptıklarına şahit oluyoruz. Bu da yetmiyor içeride uğraştırılıyor. Türkiye iç muhalefeti, ABD’nin çizdiği doğrultuda iktidarı sıkıştırıyor. İktidar acziyet içinde. Buna vesile olanların bir kısmı maalesef İslamî kimlikli insanlar ve yapılanmalar. Türkiye’nin toparlanmasına, ümmet coğrafyasını müdafaa etmesine müsaade etmiyorlar, bunu da suret-i haktan görünerek yapıyorlar. Müthiş bir kin birikimi var iktidara karşı. Bari bu konuda, Mescid-i Aksa konusunda yıpratmayı bırakın, destekleyin. Ama ne gezer, eğer Türkiye burada iyi bir başarı elde ederse, Filistinliler bir nebzecik nefes alabilirse, AKP’ye buradan bir puan düşebilir diye endişeleniyorlar.
TBMM yapılan kınama belli ölçüde iktidarın elini güçlendirse de bunun geçici ve oy toplamaya yönelik olduğu da unutulmamalıdır. Gene de olumlu bir adım. Halkın tepkisi ile partilerin tepkisi farklı.
İsrail tek başına hareket etmiyor, ABD, AB, Rusya vb. ülkeler kendi ülkelerindeki Yahudileri Filistin topraklarına sürerek kurtuldular, bunun bedeli olarak işgalci devleti bizim topraklarımızda kalmaya ve iyice yerleşerek topraklarını genişletmeye katkı sağlıyorlar. İşgalci İsrail, batı-doğu emperyalistler adına İslam coğrafyasının merkezine yerleştirilmiş emperyalizmin ileri karakoludur. İşgalci güçle İslam coğrafyasını dizayn ediyorlar, İslam ve insanlık düşmanları. Arada bir çıkan aykırı seslerin de pek değeri yoktur. Genel olarak emperyalistler Siyonist işgalci zulüm aygıtının arkasındadırlar.



