İMAM ŞATIBİ RÖPORTAJI
Medeniyet Yöneticisi · 23.01.2018 · 6 dk. okuma · Güncellendi 22.08.20261. İmam Şâtıbî ve eseri Muvâfakât’ı fıkıh usûlü açısından önemli kılan nedir?
Bismillâhirrahmanirrahîm. İmam Şâtıbî 790/1388’de vefat etti. O zamanın şartlarında Şâtıbî gibi müellif veya meşhur kişilerinne zaman doğduğuna dair fazla bilgi bulunmamaktadır. Doğumu muhtemelen 720/1320’li yıllara tekabül eder.
İmam Şâtıbî, zamanın önemli hocalarından kıraat, nahiv, fıkıh gibi dersler almış ve ilerleyen zamanlarda Kur’ân ve Sünnete dair ilimlerde mütehassıs bir şahsiyet olarak karşımıza çıkmıştır.
Telif ettiği eserler arasında bize kadar intikal edenleri fazla değildir. Fakat bize ulaşmış çok önemli iki eseri vardır. Birisi el-Muvâfaķat, diğeri ise El-İ’tisâm Bi’l-Kitâbi Ve’s-Sünne adını taşıyan kitabıdır. Her ikisi de Türkçeye tercüme edildi. Ayrıca Usûl, Nahv, iştikak yani Arapça’da kelimelerin türeyiş esasları ilmine dair eserlerinin de olduğunu biliyoruz.
Şâtıbî’nin Muvâfaķat’ından söz etmeden önce El-İ’tisâm Bi’l-Kitâbi Ve’s-Sünne’den bahsedelim. Çünkü bu kitap, Şâtıbî’nin ve Muvâfaķat’ın bazı yerlerinin istismar edilmesinin önünde adeta koca bir set gibi durmaktadır.
El-İ’tisâm adı üzerinde sımsıkı yapışmak ve korunmak manasına geliyor. Bu kelime, Kitap ve sünnetle kendimizi her türlü tehlikeye karşı korumak, muhafaza etmek gibi umumi bir anlama sahiptir. Ama dinî bir mana olarak İ’tisâm, her türlü uhrevî ve dünyevî olumsuzluklardan Kitap ve Sünnet ile korunmak anlamındadır.
İmam Şâtıbî, kitabının hem ismini hem de asıl malzemesini Buhari’nin Sahihi’nin aynı ismi taşıyan bölümünden almıştır. Buhari’nin Sahihi’nde El-İ’tisâm Bi’l-Kitâbi Ve’s-Sünneh isminde bir özel bölüm vardır. Şâtıbî kitabını tamamlayamamıştır. Metodundan anladığımız kadarı ile bu kitabı tamamlamış olsaydı Buhari’nin o bölümüne yazdığı şerh mahiyetinde bir kitap karşımıza çıkacaktı.
Hemen hemen bütün Endülüs alimlerinde olduğu gibi İmam Şâtıbî’de de o zamanın İslam-Şark dünyasının alimlerine göre gerek telifte gerek konuları ele alış tarzında ve yaklaşımında farklı özelliklerinin olduğunu görüyoruz.
Şâtıbî’nin el-Muvafakat’ı da böyle farklılığı olan bir eserdir.
Kitabın ilk olarak yayınlanmasına sebep teşkil edenlerden birisi Şeyh Muhammed Reşid Rıza’dır. O El-İ’tisâm kitabı ile ilgili olarak şöyle bir beyit naklediyor:
Senin az verdiğin bana yeter
Fakat senin azına da az denilmez.”
Reşid Rıza, Muvafakat kitabı sebebiyle İmam Şâtıbî’yi büyük müceddidlerden birisi olarak görüyor. Kitabı ikinci defa baskıya hazırlayan Muhammed Abdullah Derrâz da bu eser ile ilgili oldukça önemli değerlendirmelerde bulunuyor ve özetle şunları söylüyor: “Onun tecdid ve imar alanındaki faaliyetleri, usulü fıkıh ilmi ile ilgili çalışmaları sadece birtakım esasları ortaya koymak, şeriatını maksatların ihtiva eden genel hususları tesis etmekle kalmamıştır. Aksine fıkıh usulündeki gereksiz tafsilâta dikkat çekmiş ve kendisi kitabında bu kadar tafsilâta girmemiştir, sadece önemli gördüğü kadarıyla açıklamalarda bulunmuştur.”
Geçen asrın Suriye’nin en büyük fukahâsından Şeyh Mustafa AhmetEz-Zerka, -ki aynı zamanda Yusuf el-Karadavî’nin ve Vehbe Zuhaylî’nin de hocalarındandır, Muvâfakat hakkında şunları söylemiştir: “Fıkıh usulüne ve şeriatın maksatlarına dair bildiğimiz en değerli kitaptır. Bu kitabın müellifi doğru düşünmenin, fıkhî basiretin ve benzersiz üslubun hayret verici özelliklerini ortaya koymuştur.”



