MUHASEBE ZAMANI
Medeniyet Yöneticisi · 16.02.2018 · 5 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Son zamanlarda yaşanan birtakım olaylar, biz Müslümanları bazı hususlarda muhasebe yapmak zorunda bıraktı. IŞİD, FETÖ başta olmak üzere, ortak özellikleri hıyanet, emperyalistlerle iş birliği, Müslümanlara kastetmek, gizemlilik, yalan vs. olan yapıların yaşattığı travma, meydana getirdiği itibar katlini telafi etmek için bazı tespitleri yapmak zorunlu hâle gelmiştir.
Birçoğumuz, sıradan insanların “cemaat”lere bakışlarındaki tepkiselliği, güvensizliği hissetmektedir. Meşruiyeti sağlam zannedilen, yaygın teşkilatlara sahip, yasal bir vakfa dahi şu an bir yardım maksadıyla yapılan talepler, eskisinden farklı bir muamele görmektedir.
Toplumun cemaatlere bu tepkisel bakışı, farklı şekillerde kendini hissettirmektedir.
• Maddi yardımlarını keserek
• Faaliyetlerine gitmeyerek
• Çocuklarını göndermeyerek
• Sürekli eleştirerek
• Bu tür çalışmalardan ümidini keserek
• Bireysel yaşamanın mazeretlerini üreterek vs.
Toplumun bu bakışının sebepleri irdelenmeden sadece sitayişte bulunup toplumu suçlamak kulak üzere yatmaktır. Bunun yerine cemaatlerin yukarıdaki iki yapıdaki kadar olmasa da kendilerinde var olan sıkıntılar masaya yatırılmalı, bu hususlarda toplum anlaşılmaya çalışılmalı, yeni bir güven tesisi için kollar sıvanmalıdır.
Şüphesiz ki cemaatlerin büyük çoğunluğu bu sıkıntılardan beridir. Bunun yanında yaptığı hizmetler sebebi ile toplum, bu cemaatlere borçludur. Fakat ne oluyor da bu iyi niyetli amaçlar yanlış mecralara akıyor. Sağlıklı bir analiz yapmak için belki de cemaatlerin hayırlı olanlarının faaliyetleri ile sıkıntılı olanların özelliklerini sıralamamız lazım. Dikkat ederseniz sıkıntılı olanların faaliyeti değil özellikleri dedim. Çünkü bir kısmında iyi görünen faaliyetler var fakat hastalıklı yapı, bu faaliyetleri sıkıntılı bir akıbete sürüklüyor.
Bizler; cemaat lazımdır, geçmişimiz de bunun ispatıdır, diyeceğiz ve bunun ispatı olarak şu faaliyetlerimizi sunacağız:
• Kendi paramızla veya topladığımız paralarla cami yaptık.
• Kendi paramızla veya topladığımız paralarla yurt yaptık.
• Kur’ân-ı Kerim'in ne dediğini ve nasıl yaşanacağını öğrendik, öğrettik.
• Milleti savunmayı, sevmeyi ve sahiplenmeyi öğrettik.
• Yardım kuruluşları kurduk, dünyanın yüz küsur ülkesine (her türlü) yardımı götürdük.
• Kurduğumuz insan hakları örgütleri aracılığıyla haksızlıkların azaltılması için gayret ettik.
• Konferanslar, seminerler, paneller düzenledik.
• Düzenlediğimiz yaz okullarında, çocuklara ahlâklı, erdemli olmayı, ebeveynlerine ve komşularına nasıl davranmaları gerektiğini anlattık.
•Düzenlediğimiz yaz kamplarıyla üniversiteli gençleri; alkol, uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklardan ve her türlü sapkınlıktan uzak tutmaya çalıştık.
• Yaptığımız eylem ve gösterilerle Türkiye'de ve dünyada mazlumların sesi olduk.



