NEDEN HALEP
Medeniyet Yöneticisi · 27.01.2017 · 10 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Halep Tarihi ve Stratejik Konumu
M.Ö. 3000’li yıllara dayanan tarihi ile orta doğunun en eski yerleşim yerlerinden bir olan Halep tarihte birçok Mezopotamya medeniyeti, Roma İmparatorluğu, Bizans imparatorluğunun önemli bir yerleşim merkezi iken Arap hâkimiyetinde “Emeviler, Abbasîler, Hamdaniler, Mirdasiler, Ukayliler, Selçuklular ve Osmanlı İmparatorluğunun” önemli yerleşim ve ticaret merkezlerinden bir olmuş.
Bir medeniyetler mozaiğine sahip olan Halep stratejik konumu itibari ile ticaret yollarının kesiştiği ve orta doğuya açılan ilk kapı olduğundan dolayı tarih boyunca birçok savaş ve işgale şahitlik etmiştir. Roma ve Bizans döneminde Orta Doğu buradan kontrol edilmiş. Arap egemenliğine geçtikten sonra Anadolu’ya açılan kapı olarak ve en önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur. Osmanlılar döneminde Orta Doğu’ya açılan bu kapı, bölgenin en önemli ticaret ve yerleşim merkezi olma özeliğini korumuş, hatta İstanbul ve Bursa’dan sonra üçüncü önemli ticaret merkezi olmuştur. Bu özeliğinden dolayı 1500’lü yıllarda birçok Batılı ülke (Venedik, Fransız, İngiliz, Hollanda) Halep’te konsolosluklar açmışlar. Osmanlı’daki İlk Mason Locası da Halep’te kurulmuş. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra bölge Fransızların kontrolüne geçti. Suriye devleti kurulduktan sonra Halep onlara devredildi. Baas rejimi döneminde de Suriye’nin en karabalık kenti ve ticaret merkezi olma özeliğini korumuştur.
Halep’e bağlı olan yerleşim birimlerinin toplam nüfusu 4,4 milyon civarındayken, kent merkezinin nüfusu ise 1,8 milyon civarındadır. Bölgede yaşayan halkın %50’si Arap, %40’ı Türkmen ve %10’u ise Kürt ve diğer milletlerden oluşmaktadır. Baas rejimi tarafında bölgenin demografik yapısını bozmaya yönelik yapılan hamleler tam başarıya ulaşmasa da özelikle kurulan yeni Halep kentine değişik bölgelerden getirilen Nusayriler ve rejim bürokratları yerleştirildi. Baas rejimi özellikle bölge ticaretini buraya yerleştirdiği Nusayri tüccarlar aracılığı ile kontrol etmeye çalıştı. Halep; Anadolu’dan Orta Doğu’ya açılan kapı olduğu gibi, Akdeniz’den Orta Doğu’ya giden ticaret yollarının merkezi konumundadır. Aynı zamanda çok önemli bir üretim, imalat ve ticaret merkezidir.
Esed Rejimi ve Muhalifleri İçin Halep’in Önemi
Halep, Suriye’nin nüfus yoğunluğu bakımından en kalabalık ve en büyük ticaret merkezidir. Rejim, baba Esed döneminden beri bütün kirli işleri, bölgeye yerleştirilen Nusayri tüccarları eliyle gerçekleştirmiştir. Rejim karşıtı özgürlük naralarının ilk atıldığı ve rejime ilk kurşunların sıkıldığı kent olması sebebiyle Halep, hem muhalifler hem de Rejim için ayrı bir önem arz etmektedir. İki taraf için savaşın ilk başladığı ve savaşın kaderinin çizileceği kenttir. Bölgenin Türkiye sınırında olması ve muhaliflere gelecek bütün yardımların ana güzergâhı olması bakımından burası Suriye muhalefetinin can damarı konumundadır. Halep bölgesinde hâkimiyeti kim sağlarsa savaş onun lehine döner. Esed bölgeye hâkim olursa muhalif savaşçıların hareket alanı daralır ve savaş Türkiye’nin içine sıçrar. Eğer muhalifler bölgeye hakim olurlarsa Esed rejimi Lazkiye bölgesine sıkışır ve ülkenin kontrolünü kaybeder. Halep bölgesinin hâkimi savaşın kazananı olacaktır. Halep savaşın kaderini belirleyecek. Ondan dolayı Esed rejimi yanına bütün yandaşlarını alarak (Rusya, İran, Hizbullah, Şia milisler vb.) var gücü ile bölgede hâkimiyet kurmaya çalışıyor. 2013 yılında ülkenin %17’sine hükmeden Esed rejimi Rusya’dan aldığı hava desteği ve silahlarla, İran’dan aldığı askeri, silah ve koordinasyon desteği ve Hizbullah’tan aldığı askeri destekle birçok bölgede tekrar kontrolü sağlamak üzeredir.



