SİVİL EĞİTİM VE EĞİTİM ÜZERİNE
Medeniyet Yöneticisi · 08.08.2018 · 10 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Eğitim çalışmalarımızdaki temel ilke ve hedefler neler olmalıdır? Yetiştirmek ve geliştirmek istediğimiz insan modeli hangi değerler üzerinde olmalıdır?
Bismillahirrahmanirahim
Eğitim çalışmaları da dahil olmak üzere Müslümanların salih amellerinin en az üç boyutu bulunmaktadır:
Birincisi niyet boyutudur yani salih amelin Allah için yapılmasıdır.
İkincisi yükümlülük boyutudur. Kişi salih amel yapmak suretiyle Allah’a karşı vazifesini yerine getirmiş olur.
Üçüncüsü de insanlığa ve topluma bakan boyutudur. İşlenen salih amel ya doğrudan ya da dolaylı olarak insanlığa fayda sağlar.
Namaz, oruç gibi ibadetler zekâta göre daha bireysel ibadetlerdir. Bu ibadetlerin Allah’a karşı sorumluluk şuuru ile ihlaslı bir şekilde yapılmasının dışında toplumla alakalı bir tarafı da vardır. Bireysel olarak görebileceğimiz bu ibadetlerin hepsi insanın ahlâkını güzelleştirir. Güzel ahlâklı bir insan da toplumu ile güzel ilişkiler kurarak güzelliği yayar.
Eğitimin de böyle bir özelliği vardır. Tevbe suresinin 122. ayet-i kerimesinde “Müminlerin hepsinin toptan sefere çıkmaları doğru değildir. Onların her kesiminden bir grup dini çok iyi fıkh etmek ve kavimleri (savaştan) döndüklerinde onları ikaz etmek için geride kalmalıdır. Umulur ki sakınırlar.” buyrulmaktadır. Burada ilmin hem kişinin kendisi ile hem de toplumu ile alakalı boyutunu görüyoruz. Âyetin liyetefekkahûfîddîn , dinde fıkıh sahibi olsunlar yani dinin hükümlerini iyice öğrensinler kısmı, ibadetin kişisel boyutuna dikkat çekmektedir.
Âyetin ve liyunzirûkavmehumizârece’ûileyhim , kavimleri kendilerine döndüğü takdirde onları da Allah’ın azabını hatırlatıp uyarsınlar, korkutsunlar, kısmı ise toplumsal boyutuna dikkat çekmektedir.
Dolayısıyla hangi çağda, toplumda ve şartlarda olursak olalım eğitimimizin iki hedefi olmalıdır. Sadece tefakkuh olursa ilim için ilim olur. Bu İslâm’da matlûb bir şey değildir. Çünkü Peygamber (s.a): “Beyinsizlerle tartışıp boy ölçüşmek veya alimlere karşı övünmek ya da halkın dikkatini kendine çekmek için ilim tahsil eden kişiyi Allah Cehennemine atacaktır.” 1 buyuruyor.
Demek ki ilim için ilim İslâm’da istenen ve arzu edilen bir şey değildir. Başkalarına hava atmak, caka satmak, böbürlenmek için ilim istenmez. Peki, ilim ne için istenir? liyunzirûkavmehumizârece’ûileyhim , onlar senin yanına döndüğü zaman ya da sen onların yanına gittiğin zaman onları uyarıp korkutmak, Allah’ın nimetlerini ve azabını hatırlatmak, Allah’ın dininin gereklerini anlatmak için ilim istenir. İlim en büyük ibadetlerdendir ve bu ibadetin Cenab-ı Allah ile olan kişisel boyutunun yanında toplum ile alakalı boyutu da vardır. Dolayısıyla ilim programlarımızın da bu maksada matuf şekillenmesi gerekiyor.
Müslümanların eğitimlerinin bir parçası haline gelen "sivil ders halkaları" nı nasıl değerlendiriyorsunuz? Tespit edebildiğiniz eksikler ve çalışmaların daha etkili olabilmesi adına tavsiyeleriniz neler olur?
Sivil ders halkalarının kendileri zaruridir ve şimdiye kadar yaşadığı gibi kıyamete kadar da yaşamalıdır. İslâm’ın ilk eğitim müesseselerinin “sivil” olarak ifadelendirdiğimiz nitelikte eğitim müesseseleri olduğunu söyleyebiliriz.



