SULTAN 2. ABDULHAMİD HAN VE FİLİSTİN
Medeniyet Yöneticisi · 10.02.2020 · 8 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026
Sultan Abdülhamid Han bir taraftan Batı'da meydana gelen bilimsel gelişmeleri takip edip Osmanlı ülkesine getirmek için çaba sarf ederken aynı zamanda İslâm halifesi sıfatı ve ümmetçi duruşu ile de bütün Müslümanların dertleriyle yakından ilgilenmiştir. Mübarek beldelere, Mekke, Medine ve Kudüs'e ayrı bir ehemmiyet vermiş, üzerine titremiş, isimleri anıldığında gözleri yaşarmıştır.
Sultan II. Abdülhamid Han'ın Kudüs ve Filistin toprakları konusundaki hassasiyetini gösteren ve bu toprakların Yahudilerin eline geçmemesi için tedbirler alıp mücadele ettiğine dair Osmanlı Arşivi'nde yüzlerce belge bulunmaktadır. Yahudilerin Filistin'e göç etmelerini önlemek için Osmanlı yönetimi ve özellikle Sultan II. Abdülhamid'in özel ve yoğun çabasına rağmen “Nasıl oldu da Yahudiler yıllar içinde Filistin'e göç etmeye ve orada toprak almaya muvaffak oldular?” sorusuna cevap teşkil edecek, çeşitli yollar ve hilelerle bu önlem ve yasakların delindiğine dair de yine Osmanlı Arşivi'nde yüzlerce belgenin bulunduğu görülecektir. Ancak biz bu kısa makalede bu belgelerden kronolojik sırasıyla sadece birkaçına değindikten sonra önemine binaen iki belgenin ise tamamını dikkatinize sunacağız: Bir tanesi Teodor Herzl'in toprak talebi ile ilgili olan meşhur belge, diğeri ise modern edebiyatın kurucusu olarak kabul edilen ve Türk edebiyatının “Şair‑i Azam”ı olarak tanınan Abdülhak Hamit Tarhan'ın Rusya Büyükelçiliği sırasında Sultan Abdülhamid'e yazdığı Rusya'dan Filistin'e yönelik Yahudi göçüne müsamaha gösterilmemesi konusundaki yazısı.
Tarihi seyre bakıldığında Yahudilerin Filistin topraklarına doğru göç etmelerinin aslında Teodor Herzl'in 30 Nisan 1899 tarihli mektubundan çok daha önce başladığı ve Osmanlı'nın yıkılmasıyla birlikte yoğunlaştığı ve nihayet 1948'de bir Yahudi devletinin kuruluşu ile sonuçlandığı, buradan da Siyonist emelin “arz‑ı mev‘ud” hedefine doğru devam ettiği görülmektedir.
13 Aralık 1857 tarihinde yabancı uyrukluların çeşitli hilelere başvurarak Filistin'de arazi satın almalarının önlenmesi için tedbirler alınmasına 1 , Yahudilerin Filistin'de yerleşmeleri yasaklandığı hâlde memurların dalgınlığı ve müsamahası sebebiyle veya Musevilerin arazi sahiplerini paraya tamah ettirmek suretiyle toprak edindiklerinin anlaşılması üzerine bunun önlenmesi için tapu yoklama memurlarının kişiler arasında gayr‑ı resmi olarak düzenlenen el senetlerine dayanarak tapu vermelerinin geçici olarak yasaklandığına dair Yıldız Sarayı'ndan Dâhiliye Nezareti'ne 26 Kasım 1892 bir yazı yazılmıştır. 2
Rusya ve Romanya gibi ülkelerden sınır dışı edilen Yahudilerin Filistin'de Yafa ve Hayfa civarında haksız ve kanunsuz olarak yerleşmekte olduklarını, kendilerine kimlerin nasıl yardımcı oldukları hususları ile aleyhlerinde faaliyette bulunanlar hakkında neler yaptıklarını bildirir. 15 Ağustos 1893 tarihinde Beyrut, Hayfa ve Nablus'ta bulunan muhbirlerden padişaha ayrıntılı bir rapor sunulmuştur. 3
Filistin'de muvazaalı arazi satışlarının önlenmesi için tedbir alınması gerektiği hakkında Babıali'den Kudüs Mutasarrıflığı ve Evkaf‑ı Hümayun Nezareti'ne 3 Ocak 1894 tarihinde yazı yazılmıştır. 4



