VAZİFE ŞUURU (GÖREV BİLİNCİ)
Medeniyet Yöneticisi · 03.08.2021 · 5 dk. okuma · Güncellendi 22.08.2026VAZİFE
O gönlüme arştan inen bir sestir Milletimin vicdanına makestir Ben askerim, o üstümde kumandan Baş eğerim her emrine sormadan.
Gözlerimi kaparım Vazifemi yaparım.
Hikmetini sormam, ince elemem Âmirimdir, ona karşı gelemem Haklılığına eylemişim kanaat Benden ona kayıtsız, şartsız itaat
....
(Ziya Gökalp)
Vazife (ar.); görev, ödev, ücret, maaş. Vazife-i mevdua; verilen görev. Vazife-i mukaddes; mukaddes görev (kutsal görev). Vazife-i mühimme; önemli görev. Vazife-i vataniyye; vatan görevi. Vazife-i zimmet; borç olarak görülen vazife. Vazifeşinas; görevine düşkün....
Şuur(ar.); bilinç. Şuur nüvesi; bilinç ocağı.
Şuur; his halinde olan bir şeyin, akla ve hafızaya henüz tam yer etmemiş açık ve anlaşılır bir halidir, dalgınlığın ve geciktirmenin zıddıdır. İdrak etmenin ilk basamağıdır.
İlim, nefsin yani kişinin manaya ulaşmasıdır, bunun ilk mertebesi de şuurdur.
Şuur, ilm-i ilahinin kemalini gösteren açık bir şahittir.
Şuur bir konuda bir çeşittir, bir anda iki şuur şekli olmaz.
Vicdan da bir nevi batınî şuurdur.
Şuur hali, bir şeyin aniden farkına varıştır.
Bir şeye nisbet, aidiyet şuurla başlar. Ruhun kabul ettiğinin dışa taşmasıdır.
Şuurla gelen müsbet şeyler, nefiste yer ede ede hafıza oluşur. İlim arttıkça şuur da ziyadeleşir.
Şuur hali ilim değildir.
Şuur aklın bütün cereyanına refakat eder. Akıl şuurun maverasından başlar.
Şuurun zevk ve hisle irtibatı vardır. Şuurdan mahrum bir zevk ve his sahtedir.
Sekir halinde gelen ışıklar, beliren ufuklar şuur değildir. Onlar parlar kaybolur.
İnsanın kendini tanıması şuurladır. (Geniş bilgi için bkz. Elmalı Tefsiri 1. Cilt. 223-227)
İyiyi kötüden, eğriyi doğrudan, hakkı batıldan ayırabilme melekesi, istidadı da denilebilir. Her alanın kendine göre şuuru vardır. Tarih şuuru, vatan şuuru, namaz şuuru, iman şuuru vb. .......
Vazifede iki taraf var; vazife veren ve vazife alan, vazifeye muhatap olan. Onun için vazifenin icrasında bir emir komuta zinciri vardır. Bunu yok saymak imkânsızdır.
Vazifeye muhatap olan, bir üst makama karşı sorumludur. Vazifeyi ifa edip etmeme, verilen görevin açık olmasına da bağlıdır. Muğlak emirlerde kaytarmak veya vazifeyi saptırmak ihtimal dâhilindedir.
Mesuliyet ile vazife şuuru birbiriyle alakalıdır. Biz vazifelerimizi bir taksimata tabi tutarsak, bir vazife hiyerarşisini kabul eder ona göre adım atabilirsek, daha doğru ve yerinde adımlar atabiliriz. Bunun daha iyi anlaşılması için bir vazife sıralamasının olması lazım.
Müslüman olarak vazifelerimizi ana hatlarıyla şöyle sıralamak mümkündür;
1-Allah'a karşı vazifelerimiz,
2-Kâinata karşı vazifelerimiz,
3-İnsanlara/insanlığa karşı vazifelerimiz (inanan - inanmayan ayrımı olmaksızın),
4-İnananlara (Müslümanlara) karşı vazifelerimiz, (ümmete karşı vazifelerimiz)



